DURDURUN DÜNYAYI, NEDEN Mİ? ÇÜNKÜ…


            Ne saçma! Arsız yaşayan insanlar saygı görüyor. “Özgürüz” diyorlar, “Toplumun kuralları varmış, bizene.”; “Hem bu kuralları kim koymuş” diyorlar, “koyan koymuş kendine göre, kimene!” Ne saçma!

            Ve garip; insanlar kendilerinde olmayanı gördüklerinde imreniyorlar. Arsızlığa imrenerek bakmanın neticesinde arından utanırsa insan..? Yanlışlar ne kadar tatlı ve zevkli görünür uzaktan. Bataklığa düşmeden sevmek çamuru, sonra batmak, batmak… Ne fayda eder bir kez düştükten sonra çabalamak? Garip…

            Ne suskun! Ne kadar suskun bir millet bu böyle? Nereye insanlık, nereye? Kimse ses çıkarmıyor artık sokaklara sıçrayan edepsizliğe. Herkes nemelazım çukurunun en dibinde, saadet peşinde güya. Saadet… Arsızlıklardan peyda olanların gölgesinde bir saadet mi? Saadet… “Banane sizden!” ya da “Ben de sizdenim!” Saadet… Ne suskun bir millet bu!

            Ve yazık! Çok yazık! Günlerce gündemi meşgul eden arsızlıklar var. Kim kızıyor bunlara kim? Lafa gelince “Magazin mi? Lanet!” diyen ama TV’yi açıp arsızları evine misafir eden insanlara da kızdım ben. İzlemeyin artık fahişeliği meslek edinip bununla ünlenenleri. Sevmeyin toplumu sevmeyenleri. “Sizi seviyoruz” deyip çocuklarımıza, gençlerimize arsızlık aşılayanları, “Bu benim özel hayatım.” deyip kamera görünce sarmaş dolaş olanları sevmeyin, izlemeyin.

            Biz izledikçe bunları, herkesi böyle sandık. Arımızdan utandık belki; kendimizden, kendi kültür ve ahlakımızdan utandık. Onlar modern oldular şimdi, bizse çok gerilerde kaldık. Yetişmeye çalıştı bazılarımız. Çağı yakalayacaklardı… Bir adım atanlar hep battı…

            Durdurun artık kahpeyi modern, soyguncuyu saygın, yalancıyı bilgin ve bizi suskun, miskin yapan bu dünyayı!

            İlericilik, modernleşme! Soyundukça insanlar, yırtıldıkça ar perdesi daha ileri gittik sanıyorlar. Bunlar bilmiyorlar mı; insanlar cahiliye devrinde çıplak, yarı çıplak geziyorlar. İleri gidelim derken nasıl büyük bir irticaya soyunuyorlar! Hayret, hem de ne hayret

NOT: Bu yazı il defa 13 Agustos 2007′de Msn Space  imde yayınlanmıştır.


« ELFİDA, çıldırmak üzreyim…   |   Gün gelir an olur »



Yorumlar

Giriş yaparak yorum yazabilirsiniz.

Bu Yazı Hakkında

Türkyılmaz-yarım şair üzerinde şu anda okumakta olduğunuz 'DURDURUN DÜNYAYI, NEDEN Mİ? ÇÜNKÜ…' isimli yazı 05 Tem 2008 tarihinde, saat: 16:32 'de hasan tarafından gönderilmiş, toplam 269 defa okunmuştur.

Benzer yazıları Deneme-Fikir kategorilerinden okuyabilirsiniz. Yazar ile irtibat kurmak için email gönderebilirsiniz. Yazıya yorum yapabilir ya da yapılan yorumları RSS 2.0 ile takibe alabilirsiniz.


Eklenen Son Yazılar
Yapılan Son Yorumlar
Bağlantılar