Sen’siz Sabah
(05:42)Başlamadan önce…
Her zamanki yerime geçip kağıt-kaleme sarıldım. Yazılmak için sırasını bekleyen o kadar çok şey var ki zihnimde… içinde senin olabileceğin her konunun üzerini çizdim, elimde kalanlardan birini seçtim. Senden bahsetmeden anlatabilecek miyim gündüzün “Merhaba!”, gecenin “Elveda!” deyişini? İçinde sen olmadan bir güneş doğacak mı üzerime;? Merak ediyorum.
(05:48)SEN’SİZ SABAH
Dışarı çıktığımda güneş henüz doğmamıştı fakat aydınlamıştı gökyüzü. Renkler, şekiller aşikardı, kısaca gündüzde olabilecek her şey vardı. Yer ve gök, ağaç, kuşlar, geceden emanet soğuk, kendi ayak seslerinden ürkecek kadar kendinden geçmiş olan ben… herkes güneşe hazırdı. İnat etti; doğmadı.
Bekledim. Boş bir yolu baştan sona kadar iki kez yürüdüm. İstanbul sokaklarından kalma, kaldırımdan yürüme alışkanlığıma kızıp yolun ortasına geçtim ve beyaz çizginin üzerinde attığım adımları sayarak zamanı hızlandırmaya çalıştım. Güneş hemen doğsun istiyordum; bitirsin geceyi, dindirsin yüreğime çöken acıyı. Dilime kadar gelmiş fakat söylenmemiş her heceyi duysun güneş istiyordum. Bu nasıl bir inattı; doğmadı.
Bekledim. Bir saat boyunca gözlerini birbirinden ayırmayan, arada sırada mırıldanan ama genelde sessiz duran iki kediyi izledim. Ağlar gibi havlayan köpekle, kahkahalar atar gibi öten kuşların senfonisini dinledim. Soğuktan üşümesin diye ellerim, kâh elimi tuttum, kâh ceplerimi gezdirdim ellerime. Bu saate dek uyumayışıma, buna rağmen hâlâ zihnimde garip düşüncelerin oradan oraya koşturmasına hayret ederken, midemde hafif bir ağrıyla açlığımı hissettim. “Acaba?” deyip içimden, doğuya yöneldim. Ufukların kızıllığını bir kara bulut gölgeliyor sandım ama yanılmıştım. Bulutun suçu yoktu, doğmamıştı güneş. Anladım; inadı inattı, doğmayacaktı.
Kızdım. Döndüm arkama ve o tarafa bir daha bakmadan yürüdüm. Birbirinden ayrı yerlere yapılmış merdivenlerden binanın en üst katına çıktım. Belki yalnızca beş dakika geçmişti son bakışımdan bu yana ama güneş doğmuştu. Ben saatlerce beklemiştim oysa. Güneşin önce yarısını, sonra tamamını görebilmenin hayaliyle sabahı etmiştim. Doğmasını beklediğim, sonra doğmayacağına inanıp beklemekten vazgeçtiğim güneş, şimdi semanın bir köşesinde parlıyordu. Muzaffer bir edayla bakıyordu bana, yenilmiştim. Bir ağız dolusu küfür savurmak geldi içimden, sustum. Hatta konuşmamak için dilimi ısırdım.
Güneş doğmuş ve öldürmüştü geceyi ama ben şahit olamamıştım. Gecenin katilinin güneş olduğunu bildiğim halde suçüstü yakalayamamıştım. Elinde mızrak gibi uzanan ışık oklarıyla, geceyi vurduğunu ispatlayamamıştım. İlk başta ağırdan almıştı işi, sonra ansızın yapacağını yapmıştı gökyüzünün masum görünümlü, parlak yüzlü çocuğu. “Günaydın” dedi bana. Gözlerim kısıp kinle “Git” dedim. “Senin için doğmadım zaten.” Dedi sakince. Yine küfür savurmak varken sustum. Ne güzel susuyorum! Susunca ne iyi oluyorum!
Dilimi ısırıp susturdum kendimi ama elimi tutup durduramadım kalemimi. Her zamanki yerime geçip yazdım. Bak, senden bahsetmeden, bir kez bile “Sen” demeden “ben”i anlattım. Ya da kendimi kandırdım yine. Bu yazdığım gerçekten ben miyim? Neden ayak seslerimi, imkânsızlığını bile bile sen sanıp gayri ihtiyari arkama döndüğümü, güneş yerine yüzün çıkar tepelerin ardında diye bakmaktan korktuğumu yazmadım? Neden “senin için dua ettim, kendim için ağladım.” demedim? Bu gerçekten ben miyim?
Sen bilmezsin, ben senin ruh portreni çizip afiş afiş asmıştım gönül duvarlarıma. Tüm bunlar olurken ben afişleri yırtmakla meşguldüm. Ne çok duvar varmış! Ne çok duvar örmüşüm yık yık bitmedi; ne çok afiş asmışım, yırt yırt bitmedi. Duvar Çin Seddi’nden uzunmuş meğer ve her yerine resmin asılmışsa eğer, yıkmakla da bitmez, yırtmakla da bitmez. Öyleyse yakmalı herşeyi! Ben zaten yanıyorudum, şimdi bende sana dair ne varsa tutuşturdum; yakıyorum… (06:39)
« Yaz!!! | Durdurun Dünyayı!!! Neden mi? Çünkü… »
Yorumlar
Giriş yaparak yorum yazabilirsiniz.
Türkyılmaz-yarım şair üzerinde şu anda okumakta olduğunuz 'Sen’siz Sabah' isimli yazı 04 Eyl 2007 tarihinde, saat: 22:55 'de hasan tarafından gönderilmiş, toplam 265 defa okunmuştur.
Benzer yazıları Denemelerim kategorilerinden okuyabilirsiniz. Yazar ile irtibat kurmak için email gönderebilirsiniz. Yazıya yorum yapabilir ya da yapılan yorumları RSS 2.0 ile takibe alabilirsiniz.
Eklenen Son Yazılar
- nazarın..
- HALİM
- zaman
- Serap
- Kırık kalem, boş kağıt
- Bir Sabah
- Ne kadar uzun zaman oldu?
- Neden, neden?
- GÜNEŞ
- 3 HECE
Yapılan Son Yorumlar
- happy: Tabiki benim abim :)
- Gencadam: kimin :P
- happy: Şiirde anlatılan kimin abisi :) Abicim iyiki...
- meryem: ... herşeye bi söz vardır ama bazen sözlerin...
- kochyeath: haşmet allah korusun senin gibi değil...
- zeynep gnsr: kanka bu gece iletilerin yerine şiirlerini...
- oneros: kuzen sen bu kadarını bile yapabiliyorsun ne...
- adifle: ismim elfida şiirlerinizi çok beğendim keşke...
- dilek: süper olmuş eline,diline yüreğine sağlık::)
- seyitahmetdal: pardon abi yanlışlıkla hasan...
Bağlantılar
